gezegende birkaç varlıkla aramda olan görünmez bağ; ülkelere, sessizliklere, verilmiş inanılmaz derecede kötü kararlara ve farklı insanlara dönüşmek için gösterdiğimiz makul sayılabilecek her türlü çabaya rağmen bir şekilde yaşamaya devam ediyor.
epey sinir bozucu, çünkü bunu açıklayabilecek bir inanç sistemim yok. ve açıkçası olmasını istediğimden de emin değilim.
bu her zaman iyi bir şey de değil. evet bazen içine düşmeyi başardığın o nitelikli shithole'dan seni çıkaran tek ip bu oluyor. ya da nefes aldığını gerçekten hissettiğin, ya da hayır, normalde tam olarak nefes almadığını fark ettiğin, tüm zamanlar onun sayesinde. fakat bazen de biri sonrasında kafanın biraz olsun susacağını garanti etse o siktiğimin ipini kendi ellerinle kesip atmaya gayet razısın. one more medicated peaceful moment, please.
daha tuhafı, o spiritüel bağın varlığına dair gerçekten şahit olduğun anların, gerçekliğin muhtemelen çok küçük bir sample size'ı olması. korkunç ağırlıkta geçirdiğin bir gecenin sabahında gözlerini açar açmaz aldığın bir mesaj gibi ya da hiçbir önemi olmayan bir objenin hikâyenin iki ya da daha fazla tarafında bir şekilde hayatta kaldığını uzun bir süre sonra öğrenmek gibi. yani iki ya da daha fazla kişinin yıllardır aynı anının farklı yarılarını birbirinden habersiz taşıdığını fark etmek. iki ya da daha fazla, dört ya da daha az. o küçük, sıkıcı glitch'ler.
bunların her biri için kimsenin diğerine raporlamadığı, kimsenin reach out etmediği yüzlerce an daha olmalı. gönderilmeyen şarkılar. kahvaltıdan önce unutulan rüyalar. domates alırken zihninde yarım saniyeliğine belirip kaybolan anlar. bir şarkıda distortion'ın arkasına gömülmüş, bilinç yüzeyine erişememiş bir kahkaha.
fade out etmeyip yeterince güçlü bir keskinlikle biten hikâyeler varoluşa böyle bir tepki veriyordur belki. klasik bir korku filmi teması.
ya da belki başka bir gerçeklikte, neredeyse dönüştüğümüz bütün o insanlar yaşamaya devam ediyor; ve hiç doğmamış birkaç çocuk, hiç taşınmadığımız daireler, hiç yapmadığımız kahvaltılar. arada bir bizi ayıran o ince, saçma sapan membranın öbür tarafından ellerini uzatıp buradaki production'a müdahale ediyorlardır.
buyrunuz, bulabildiğim en iyi boktan inanç sistemi bu.
umarım en azından keyifleri yerindedir.
umarım oradaki vapurlarda hâlâ sigara içilebiliyordur.